Peyzaj ve psikoloji , sanat ve bilim olarak nitelendirilen iki ayrı kavram. Ancak birbirleriyle bir o kadar da bağlantılı terimler. Peki birbirleriyle alakasız gibi görünen terimler birbirlerini nasıl etkiliyor? Bu yazımızda, daha çok peyzajın insan psikolojisi üzerindeki etkilerinden bahsetmek isteriz.

Peyzaj Nedir?

Peyzaj, Avrupa Peyzaj Sözleşmesi’ne göre, insanlar tarafından algılandığı şekliyle, karakteri tabii veya insanî unsurların eyleminin ve etkileşiminin sonucu olan bir alan anlamına gelir. TDK’ya göre, peyzaj, bir yerin doğal görünüşüdür. Çeşitli dillerde ise, manzara, arazi düzenlemesi olarak anlamlandırılabilir. Tüm bu tanımlardan yola çıkarak, genel bir peyzaj tanımlaması yaparsak peyzaj, doğal ve kültürel değerlerin, yaşam alanlarında bir bütün ve estetik olarak sunulmasıdır.

Peyzaj, yalnızca bahçe ya da çevre düzenlemesi ile ilgilenmez. Doğal peyzaj, kültürel peyzaj, kentsel peyzaj, kırsal peyzaj, endüstri peyzajı olarak çeşitlendirilebilir. Her bir peyzaj türü, birbirinden beslenir.

Peyzaj ve Psikoloji Arasındaki Güçlü Bağ

Genel olarak yaşam alanlarımızın her açıdan düzenlenmesi olarak tanımlayabileceğimiz peyzaj, insan psikolojisini her açıdan etkiliyor. Bu etki olumlu ya da olumsuz olabiliyor. Bir peyzaj firması olarak bizler, peyzajın insan psikolojisini olumlu etkilemesi için birbirinden farklı ve yaratıcı çözümler geliştirmeye gayret ediyoruz. Bunun için, kendimizi nasıl bir çevrede daha iyi hissederiz, peyzajın hangi düzenlemeleri bizlere yaşam alanlarımızı sevdirir, hangi alanlarda nasıl bir peyzaj düzenlemesi tercih edilmeli bunlara değinelim.

Su Hayattır, Yaşamın Doğasıdır, Peyzajın da Vazgeçilmez Aracıdır

Canlılar için vazgeçilmez bir madde olan suyun, varoluşumuzun ötesinde, insan psikolojisine de olumlu etkileri çok fazla. Bunun için, peyzaj sanatının vazgeçilmez bir unsuru olarak, birçok projede tercih ediliyor.

Suyun hareketi, dinginliği, sesi, insana yaşamı hatırlatıyor. İnsan ruhunun derinliklerinde hep su gibi akışkan olma eğilimi var. Suyun olduğu her türlü ortam, insana doğasını hatırlatıyor ve arınma duygusuyla insan, müthiş bir rahatlama duygusuna erişebiliyor.

İşte bu noktada peyzaj sanatında, “su” her yerde. Örneğin; iyileştirme bahçeleri olarak kullanılan alanlarda, mutlaka bir süs havuzu ya da göletin kullanıldığını görürsünüz. Terapi için bu süs havuzlarının başında da bir oturma alanı yapılır. Suyun sesini dinleyen, hareketini izleyen bizler, sakin, dingin ve olumlu bir ruh haliyle ayrılırız oradan. Bu sebeple, peyzaj firmaları olarak, yaşam alanlarımızda, genellikle gölet ve süs havuzları gibi peyzaj elemanlarını kullanmayı tercih ediyoruz.

Yeşil Bir Alan Sağlıklı Bir Psikoloji Yaratıyor

“Su” kadar, peyzaj düzenlemelerini var eden diğer bir etmen “bitkilendirme”. Bitkiler de doğadan gelen, doğayı hissettiren canlılar olduğundan, insan psikolojini olumlu yönde etkiliyorlar.

Tekrar, iyileştirme bahçelerinden yola çıkacak olursak, terapi amacıyla kullanılan alanlarda mutlaka yeşil bir alan oluşturulduğunu görüyoruz. Ekme çim ya da hazır çim uygulaması, bitkilendirme veya ağaçlandırma gibi tüm yeşillendirme çalışmalarının da insan ruhuna, muazzam katkıları oluyor.

Özellikle kentleşme sürecinde olan bir toplum olarak, zaman zaman doğaya kaçmayı, beton yapılardan uzaklaşmayı, toprağa dokunmayı, yeşile dokunmayı ve oksijeni hissetmeyi arzuluyoruz. Peyzaj firmaları olarak bizlere bu aşamada büyük görevler düşüyor. Kentleşmenin olumsuzluğunu en aza indirerek, doğal ve kullanışlı alanlar yaratmak için çeşitli projeler tasarlıyoruz. Örneğin; konut projelerinde kullandığımız yeşil alanlar bu amaç için son derece önemli. Yoğun çalışma hayatı içerisinde olan birinin, işinden evine geldiğinde yaşadığı evin bahçesinde doğayla baş başa kalabildiğini ve tüm yorgunluğunu da atabildiğini düşünün bir? Ya da apartman dairesinde yaşayan birinin, evinin bir köşesinde oluşturduğu dikey bahçe alanında kahvesini yudumlayarak yorgunluğunu attığını?

Evimizin dışına çıkıp, iş yerlerimize bir gidelim. Tüm gün dört duvar arasında çalışmak zorunda kaldığımız binalara, üstelik bir şeyler üretmek zorunda olduğumuz, dolayısıyla enerjimizin yüksek olması gereken alanlara. İşte bu alanlar da, peyzaj mimarları sayesinde huzura ve estetiğe kavuşabiliyor. İş merkezlerinin dinlenme alanlarında veya ortak alanlarında yapılan dikey bahçeler, yosun tablolar ve stabilize bitki gibi uygulamalar, çalışanların enerjisini yükseltip, psikolojilerini çok olumlu yönde etkileyebiliyor. Dikey bahçeler hakkında daha detaylı bilgi almak için, web sitemize bulunan, “Dikey Bahçe Uygulama Alanları” isimli blog yazımızı da okuyabilirsiniz.

İyi Bir Peyzajla Tasarlanmış Sosyal Alanlar

Evlerimiz ve iş yerlerimiz dışında, ailemizle, arkadaşlarımızla ve sevdiklerimizle bir arada kaliteli vakit geçirebileceğimiz, sosyal alanlara da ihtiyaç duyabiliyoruz.

Bu alanlar kimi zaman evlerimizin bahçeleri, kimi zaman alışveriş merkezleri, kimi zaman da çeşitli sosyal mekanlar olabiliyor. Elbette ki gönül ister doğayla baş başa kalabileceğimiz, şehirden uzak alanlarda olabilmek. Ancak hem vakit hem de bütçe olarak çok imkan bulamayabiliyoruz şehirden uzak alanlara gitmeye. Bu yüzden şehirde bulunan sosyal alanlara getiriyoruz doğal ortamları.

Örneğin; hem tüm ihtiyaçlarımızı karşılayan hem de sevdiklerimizle bir arada vakit geçirebileceğimiz alışveriş merkezlerine bir bakalım. Restoran ya da kafelerin bulunduğu alanda, yemyeşil yapraklar vermiş ve kalın gövdeli bir ağaç hayal edin. Sevdiklerinizle sohbet ederken, ağacın gölgesinden faydalandığınızı düşünün. Ya da ortak dinlenme ve bekleme alanlarında bulunan süs havuzlarının karşısında oturarak, suyun sesini dinlediğinizi ve rahatladığınızı…

Trafik Stresini En Aza İndirmek De Mümkün

Otoyol ve belediyelerin park alanlarını düşünelim bir de. Otoyollar, trafik stresi ve trafik gürültüsü gibi bir çok faktörü içinde barındırıyor. Ancak peyzaj sanatı ve peyzaj düzenlemeleri ile, keyif alacağınız bir alan haline bile getirilebiliyor. Yol boyunca yapılan kenarlık çimlendirmeleri, toplu taşıma hatlarının duraklarında yapılan dikey bahçe uygulamaları, ağaçlandırmalar ve daha birçok uygulama ile trafikte geçireceğimiz vakit işkence olmaktan çıkıyor. Peyzaj ve psikoloji bağı olumlu bir şekilde güçleniyor.

Çocuk Psikolojisine de Olumlu Etki Yapan Düzenlemeler

Çocukların da, biz yetişkinlerin de çok fazla vakit geçirdiği alanlarımız var, çocuk parkları ve bahçeleri. Çocuklarımızın sosyal gelişimlerini sürdürebilmek için düzenli olarak çocuk parklarını tercih ediyoruz.

Doğasında oyun oynamak olan çocuklarımızsa her şekilde mutlu. Ancak iyi projelendirilmiş, çocukların güvenliğinin de düşünüldüğü bir oyun alanında en çok da ebeveynlerimiz mutlu oluyorlar.

Peyzaj ve Psikoloji Bağını Olumlu Yönde Güçlendirecek Çözümler

Peyzajla düzenlenmiş alanların çokluğu ve iyi projelendirilmiş alanlar, insan psikolojisini olumlu yönde etkiliyor. Ancak bu projelerin, peyzaj mimarlarının yaratıcılığı, donanımı ve doğru mühendislik teknikleri ile uygulanması da son derece önemli. Peyzaj ve psikoloji bağını olumlu yönde güçlendirebilecek tüm çözümler, profesyonellik ve yaratıcılıkta yatıyor.

Çevre bilinci ile doğadan terapi aldığımız alanlarda ve yaratıcı peyzaj projelerimizde görüşmek dileğiyle…